6 Nisan 2017 Perşembe

MİM || Uyarlamaca

Herkese merhaba, bugün benim çoookkk beğenerek ve severek takip ettiğim Kütüphanemden Kitap Manzaraları blogunun sahibesi tarafından mimlendiğim, çok eğlenceli bir mim yapacağım:))
Bu arada kendisine çok teşekkür ediyorum ve merak edenler hemen şuraya tıklayarak onun cevaplarını okumaya gidebilir:)) Hadi başlayalım:))


1- Uyarlama dizi/film seyretmeyi sever misiniz? Ne sıklıkta uyarlama dizi film seyredersiniz?

-Bununla ilgili bir ayrım yapmam. Denk gelirse izlerim. Ama merak ettiğim ve henüz okumadığım bir kitabın uyarlaması ise önce kitabı okur, sonra filmi/diziyi izlerim :))


2- Şu zamana kadar en sevdiğiniz veya başarılı bulduğunuz uyarlama film hangisiydi? Cevabı neye göre verdiniz?

Açıkçası hatırlamadıklarım muhakkak vardır ama Açlık Oyunları serisi benim hayal edebileceğimden bile çok daha uygun bir cast ve dekorla gelmişti karşımıza ve tam olarak kitaba bağlı kalınmıştı bence.
Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit filmleri de yine kitabı filmlerinden dolayı tanımama sebep oldu diyebilirim. Muhteşem yapıtlardı kesinlikle, hala izleyebilirim hepsini.
Son olarak şunu da söyleyeyim kitabını hala okumamış olsam da başrolünde Will Smith in oynadığı ve benim deli gibi sevdiğim I'm Legend (Ben Efsaneyim) filmi de kesinlikle mükemmel bir çalışma olmuş.




3)Şu zamana kadar en sevmediğiniz veya başarısız bulduğunuz, uyarlamayı yapanlara "neden yaptınız bunu neden?" diye sorduracak uyarlama film hangisiydi? Neden böyle düşünüyorsunuz?

Aslında bu da cevabı çok uzun bir soru ama ilk aklıma gelen cevabı söylemek gerekirse, çok sevgili yazarım Stephenie Meyer' in yazmış olduğu Twilight (Alacakaranlık) serisi ve The Host (Göçebe) kitaplarının filmleri. Aslında Twilight ın castıyla bir problemim yok çoğu oyuncu uygun ama filmin çekimi ve kalitesi çok da başarılı sayılmaz. Tam tersi the Host ta ise cast benim hayal ettiğimden çok farklıydı. Ihh beğenemedim işte.








22 Mart 2017 Çarşamba

Fantastik Karakterler Savaşı || Kötü Çocuklar Kapışması - 2. Round




Herkese Merhabalar :)) Bugün sizlere bir süre önce yapmış olduğum Kötü Çocukları Kapışmaları nın sonuçları ve 2. Round u ile geldim.
İlk rounda katılan ve destekleyen herkeslere çok teşekkür ederim ve umarım bu roundda da aynı ilgi ve desteği hatta belki daha fazlasını görürüz :) 

Şimdi hadi bakalım ilk kapışmadan kimler sağ çıkmış:





Edward Cullen  %59 - %41 Jacob Black
Patch Cipriano  %81 - %19 Scott Parnell
Stefan Salvatore  %27 - %73  Damon Salvatore
Noah Shaw  %31 - %69  Jace Wayland
Christian Ozera  %36 - %64  Dimitri Belikov
Harry Potter  %54 -  Ron Weasley  %36 -  Cedric Diggory  %10
Cam Briel  %45 - %55  Daniel Grigori 
Gale Hawtorne  %18 -  Peeta Mellark   %36 -  Finnick Odair  %46
Daemon Black  %68 - %32  Mark Blackthorn
Kaidan Rowe  %72 - %28  Jared Howe
Tobias Eaton 'Dört'  %81 - %19  Ethan Wate
William Herondale  %59 - %41  Jem Carstairs
Minho  %32 - %68  Thomas
Percy Jackson  %64 - %36  John Smith '4 Numara'


Evett, sonuçlar bunlar arkadaşlar. açıkçası aralarında beklemediğim isimler de elenmiş. Yine aynı şekilde beklemediğim oranlarda  kazananlar olmuş. Bilmiyorum ama gidenlere üzüldüm sanki yaa:(( Sonuçta hepsi benim bebeğim, ayırım yapamıyorum :D

Evet şimdiki kapışma da kimin kiminle kapışacağını belirlemek için adil bir yol olsun diye listeyi kura ile belirledim ve şimdi hazırsanız, ikinci round da, finale doğru kimlerin sağ çıkacağını hep birlikte belirleyelim :)) Bunun için aşağıdaki Kötü Çocuk Savaşları - 2. Round yazan yazıya tıklamanız yeterli...
Şunu da belirteyim ben soruları oluştururken neredeyse kalp krizi geçiriyordum :)) Size kolay gelsin çok zorlanacaksınız :))


! Şans Haraçlarımızla Olsun !
- ve -
... 1.Geleneksel Kötü Çocuklar Kapışması' nın 2. Roundu BAŞLASIN...






NOT: Etkinlikten herkesleri haberdar etmeyi ve yorumlara sizce kimin kazanacağını yazmayı ihmal etmeyin :))

18 Mart 2017 Cumartesi

Kitap Tanıtım/Yorum || Şahane Hatalar: Yeni Hayat (What If... # 5) - Liz Ruckdeschel, Sara James

Herkese merhaba :)) Bugün benim türünü çok sevsem de uzun zamandır okuyamamış olduğum bir seri olan Şahane Hatalar ın 5. kitabını yorumlayacağım. Ama önce kısa bir tanıtım:

Şehri bırakıp, banliyöde yeni bir hayata başlıyorsun.

Yeni arkadaşlar, tanımadığın bir şehir, yabancısı olduğun bir okul, tekinsiz komşular. Yeni bir hayat senin seçimlerinle şekillenecek. Vereceğin kararlar kaderini çizecek. Yeni bir hayata başlamaya hazır mısın?

Kader diye bir şey vardır ve sizin seçimlerinizle değişir.

Bu kitabı okumaya normal bir kitap gibi birinci sayfadan başlayın. İlk bölümün sonunda, önünüze bir yol ayrımı çıkacak. Kararınızı verin ve ilgili bölüme gidin. Her bölümün sonunda seçimlerinizle kaderinizi kontrol etmeye devam edeceksiniz. 

Kitabı okurken bazen hiç beklemediğiniz bir yere ulaşacak, bazen de kendinizi daha önce olduğunuz yerde bulacaksınız. Hayatın size neler hazırladığını asla bilemezsiniz. Ama şunu biliyorsunuz, iyilikler her zaman ödüllendirilmiyor ve bazen hatalı kararlar, şahane olayların başlangıcı olabiliyor. Her yolculuğun sonunda başa dönüp tekrar başlayın, unutmayın, herkes ikinci bir şansı hak eder. Yüzlerce farklı hayat sizi bekliyor. 

İyi şanslar.

Baskı Tarihi: Ocak 2014 
Sayfa Sayısı: 296 
Orjinal Adı: What If . . . Everyone Was Doing It
Çeviri: Dilek Berilgen Cenkciler 
Yayınevi: April Yayıncılık 
Kitabın Türü: Roman, Edebiyat

Yorumum:
Ben bu serinin ilk kitabını bundan çookk uzun yıllar önce okumuştum ve sonrasında bir iki kitabıyla daha tanışma fırsatım olmuştu fakat uzun yıllardır bu seriden bir kitap elime alıp okumuyordum. Ta ki geçenler de hafif bir şeyler okumak istediğim için aklıma gelene kadar. Aslında benim bu türe bu seriden öncede aşinalığım vardı, küçükken çok eğlenceli bir macera serisi vardı okuduğum bu türde. Ama artık kitap elimde olmadığı için çok araştırsam da kendisinden bir iz bulamadım. Ana karakter bir erkek çocuktu ve teyzesiyle piramitlerde kayboluyordu önüne çıkan yollarda ne yapması gerektiğine siz karar veriyordunuz. O kitabın adını bulamamak hala benim için bir hüzün kaynağıdır açıkçası eğer aranızda benim gibi bunu okumuş olup, hatırlayan varsa yorumlara yazsın lütfen.



15 Mart 2017 Çarşamba

Dizi/Film Yorum || Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey) & Karanlığın Elli Tonu (Fifty Shades Darker)

Herkese merhabalar daha bir yazı önce artık dizi ve filmler hakkında da yorum yapmak istediğimi, bunu da vlog çekerek yapacağımdan bahsetmiştim hatırlarsanız. Ve yaptım, oldu :)) Youtube daki blog kanalında da paylaştım ve elbette burada da paylaştım. Normalde çok uzun bir video hazırlamamayı planlıyordum fakat iki filmin de yorumunu bir yapma kararı alınca bu seferlik biraz uzun oldu. Uzun dediğim de 13 dakka 42 saniyecik:)) Benim için çok ilginç bir deneyim ve farklı bir olay oldu. Hiç bilmediğim bir konu olduğu için video çekip düzenleme falan baya bir zorlandım. Ama sonuç beni tatmin etti açıkçası ve hatta her ne kadar hatalarla dolu da olsa bence gayet iyi iş çıkardım gibi geliyor bilmeyen birine göre. Görselleri, videoları bulup, birleştirmek eğlenceli oldu benim için. Ama yanlış program kullanmanın da video da saçma bir logo oluşturmasına sebep olması benim için oldukça üzücüydü :(( Neyse sağlık olsun, umarım beğenirsiniz. Muhakkak yorum bırakın, ne düşündüğünüzü çoookkkkk merak ediyorum çünkü :))

Şimdi bu filmleri tanıtmak isteyenler isimlere tıklamaları yeterli: GRİNİN ELLİ TONU / KARANLIĞIN ELLİ TONU

Bu da afişleri:

Şimdi isee, hazırladığım yorum videosu, keyifli seyirler ;))




Filmlere Puanlarım:

Grinin Elli Tonu - 6/10
Karanlığın Elli Tonu - 8/10

10 Mart 2017 Cuma

Ondan Bundan || Bu Aralar İzlediklerimi Yorumlama İsteğim


Selamlarr..... Sevgili okurlarım bu aralar eski veya yeni bir çok diziye, filme göz attım ve açıkçası çoğu kitap blogger ının yaptığı gibi ben de bunları kitap temamızın önüne geçmeyecek şekilde yorumlamak istiyorum. Fakat biliyorsunuz ki benim yorumlamalarım çok uzun sürüyor ve böyle uzun bir işlemi ancak kitaplar için yapabilirim. Ben de düşündüm ki o zaman bende dizi-film yorumlarımı blogumda vlog olarak yayınlarım:)) Hem youtube dan ulaşabileceğiniz hem de blog dan izleyebileceğiniz şekilde video çeker, yüklerim. Benim çok içime sindi ama yine de önce bir video düzenleme olaylarını tam bir oturtmam gerekecek. Şimdiden belirteyim yine de kimliğimi gizli tutacağım ve belki de sesimi bile değiştirebilirim :)) Yani amaç sadece beni yazmaktan azıcık kurtarmak olacak. Planım şöyle: yorumunu yapacağım dizi filmle ilgili görseller sunup, arka plan da konuşacağım. Yani yazılarımla format olarak birebir aynı diyebiliriz :)) Tabi sizin de fikirleriniz benim için aşşşıırrııı önemli olduğu için yorumlarda bu konu hakkında ki fikirlerinizi belirtin please :))

Bunun dışında yine de bu aralar izlediklerimin listesini de yine yazmak istiyorum, ilk hangisini yorumlamamı istiyorsanız, bunu da yorumlar da bana iletin :))


6 Mart 2017 Pazartesi

Kitap Yorum / Alıntılar || Aynı Yıldızın Altında - John Green

Bu kitap çıkalı çok oldu ve aynı şekilde ben de bu kitabı okuyalı yaklaşık bir 4 yıl oldu. Ama geçen gün televizyonda filmini gördüm ve tabiki de yine izlemeden edemedim. Ve yine tabiki de film boyunca -abartmıyorum tüm film boyunca- zırıl zırıl ağladım. Sonra dedim ki dur ben bu kitap hakkında ki düşüncelerimi de yazayım ayrıca bir sürü alıntıda hazırladım sizlere:). Ama başta belirteyim: Yazım baştan aşağıya spoiler içeriyor. Henüz okumamış olanların dikkatine!!!

Kitabımızın genel bilgilerine erişmek için TIKLAYINIZ:)

Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın Ya Da Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü...

Onüç yaşında, IV. derecede tiroid kanseri konan Hazel, ondört yaşında tıbbi bir mucize ile ciğerlerindeki tümör küçülmüştür… şimdilik.

Mucizeden iki yıl sonra, onaltı yaşındaki Hazel, uzun süre yaşayabilecek olsa da (bu her ne demekse), oksijen tankına bağlı olarak ve tümörlerin sürekli ilaçla baskı altına alındığı bir hayata devam etmektedir.

Ve Augustus Waters sahneye girer. Eşleşme kanserli çocuklara destek grubunda yapılmıştır, Augustus yakışıklıdır, hastalığı remisyon evresindedir ve Hazel’ı şaşırtan bir şekilde onunla ilgilenmektedir. Augustus ile birlikte olmak, beklenmedik ve uzun süredir ihtiyaç duyulan bir yolculuktur; Hazel’ı hastalığı ve sağlığı, yaşamı ve ölümü yeniden gözden geçirmeye zorlar ve onu ve herkesin arkasında bıraktığı mirası tanımlar.






Yorumum:

Şimdi ben bu kitaba sebep olan düşüncesiz arkadaşımdan bahsedeyim size önce. Kendisi M, birgün okuldayken bir baktım zırıl zırıl ağlıyor. Ne oldu falan diye sordum aceleyle falan bana dedi ki: "Augustus öldü." Puah! Ne büyük olay! Tabi ben o zamanlar fantastik haricindeki her türe kapalıydım, zamanla yavaş yavaş açıldım. Neyse ben de dalga geçtim böyle sıkıcı bir kitaba ağlanmaz, falan diye. Sonra al bir oku görürsün dedi. Tamam dedim aldım, başladım okumaya. Ama Augustus u daha kitaba ilk dahil olduğu anda bir sevme, bir vazgeçememe oluştu ben de. Onu geçin bir de M adlı şahıs bana onun öldüğünü söylemişti ya bu sefer ben de bir panik, çocuğun her hareketin de bir ağlmalar, acaba M yanlış mı okudu ne alaka falan diye düşünceler aldı başını gidiyor. Ama gel gör ki sınunda bizim tatlı kahramanımız Augustus Waters bizlere veda etti ve inanmazsınız ama ben dalga geçtiğim M nin yaklaşık 10 katı daha fazla ağladım. Hatta muhtemelen Hazel benim kadar üzülmemiştir bu duruma. Şu an bile aklıma gelince mutsuz hissediyorum.




1 Mart 2017 Çarşamba

Kitap Tanıtım/Yorum || Silüet (Nightshade #1) -Andrea Cremer

Aşşşırrrııı tatlı bir yazarı olan ve Goodreads ten 4.04 gibi iyi bir puan almış olan serisine adını vermiş olan Silüet kitabı bakalım benim beğenimi kazabilmiş mi???? Ayrıca bloggerınız şunu da belirtmek istiyor ki; bu kendisinin okuduğu ilk tamamen kurt temalı kitaptır ve ben bu yorumu yaparken çok eğlendim umarım siz de eğlenirsiniz:))



Bir kurt sürüsüne söz geçirebiliyor Ama kalbine asla!

Calla, kaderinin ona ne getireceğini biliyordu:

Geleceğin ateşli alfa kurdu olmak... 

Ren Laroche'la eşleşecek, onunla omuz omuza savaşıp sürüyü yöneterek Bekçiler'in kutsal mekânlarını koruyacaklardır. Ancak yakışıklı bir gencin hayatını kurtararak efendilerinin yasalarını çiğnediğinde Calla kaderini, varlığını ve kendi dünyasını sorgulamaya başlar. Kalbini dinlerse her şeyini, hatta belki hayatını bile kaybedecektir.

Baskı Tarihi: Mart 2013
Sayfa Sayısı: 464
Orijinal Adı: Nightshade
Çeviri: Aydan Şanlısoy Özbek
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Kitabın Türü: Roman, Fantastik, Edebiyat, Gençlik



Yorumum: Sevgili okurlarım bu kitabın ben de sizlere anlatamayacağım çok büyük bir manevi değeri var. Şöyle ki benim genlerimde de bir zamanlar kurt adamlık vardı ve bu hikaye aslında benim büyük büyük büyük babamı anlatıyor :DDD  Elbette şaka yapıyorum -şimdi biri ciddiye alır beni ihbar eder falan ;)) - ama gerçekten kişisel bir maneviyatı var ben de:)) Bu nedenle bu kitabı aşırı derecede severek okuduğuma inanabilirsiniz. Ama aslında bu kitabı almama sebep olan kişi Becca Fitzpatrick ti:) Çok sevdiğim kendisinin kitap hakkında "Ateşli ve kesinlikle heyecan verici." diye bir yorumda bulunmuş olduğunu görünce almalıyım dedim bir anda.

Ama maalesef kitap bana biraz yetersiz geldi diyebilirim :(( Yani aslında o kadar iki arada iki derede kaldığım bir kitap ki bu anlatamam. Temel problem belki de kitabın kurgu ve temasının alışılagelenlerden farklı olması. Yani öncelikle kitap kurt teması bu benim için birinci farklılık.

Ne bileyim kurt kız ifadesi kulağıma anormal geliyor gibi de havalı geliyor gibi de. Zaten tarz olarak genel de kurtlarla aram çok iyi değil sadece uzaktan birbirimize uzaktan merhaba der ve bitiririz. Bunun dışında kitap direk olarak bir aşk üçgeniyle başlamış oluyor demem yanlış olmaz. Yani neden?Ben bunun acısını erkenden çekmek zorunda mıyım? Hadi bunu geçtim bir de kız güçlü oğlan güçsüz durumu var. (bkz: Muhteşem Yaratıklar. Ethan&Lena vakası). Ben elbette kızın güçlü olmasını isterim ama gerçek hayatta. Yani hayat kurtarma olayları kitaplar da erkek karaktere kalınca daha eğlenceli oluyor. Ya da ikisi de güçlü olsun ama erkek karakter ezik durmamalı. Neyse ki yazar ikinci bir erkek karakter daha koymuş ki bu da: alfa kurt adayı Ren Laroche.

26 Şubat 2017 Pazar

MIM || Yedi Ölümcül Günah

  Herkese merhaba 👐. Bugün benim son zamanlarda instagram da sürekli çıkan ve gerçekten de ilgimi çeken bir 'tag'la karşınızdayım:)) Konu yukarıda da anlaşacağı üzere tam benlik 😈 . Yedi ölümcül günahı kitaplarla bağdaştırmak ise; bomba bir fikir çok beğendim. Kimin aklına geldiyse buradan onu alkış yağmuruna tutuyorum 👏 . Ehh, durum böyle olunca ve altına da isteyen herkes yapabilir diye not düşünce arkadaşlarım, hemen bunu bir mim olarak blog da yazmalıyım dedim kendi kendime :)) Hadi başlayalım:

(NOT: Şimdiden belirteyim isteyen herkesler yapabilir😉)

• Açgözlülük: En pahalı kitabınız hangisi ve ne kadar?

-En pahalı kitabım; Yüzüklerin Efendisi Tek Cilt basımıydı. Orjinalı yanlış hatırlamıyorsam 90 tl idi ama ben Tüyap tan 75 e almıştım. (hiç pişman değilim)


• Öfke: Hangi yazarla aranda sevgi ve nefret ilişkisi var?

-Hımm bu soruya vereceğim cevap bazılarınız için garip gelebilir ama cevabım aşırı derece de sevdiğim Becca Fitzpatrick. Evet kendisine hayranım ama aynı zaman da aşık olduğum bir seri olan Hush Hush 'ın son kitabında beni resmen mahvetti. Onun bu davranışını asla affedemeyeceğim :((


• Oburluk: Hangi kitabı bırakamayıp tekrar tekrar okudun?

-Eveettt güzel ve zor bir soru ile karşı karşıyayım. Sanırım bu soruya verebileceğim cevap da yine bir önceki soruya paralel olarak Becca Fitzpatrick in Fısıltı sı. Nasıl tekrar tekrar okumayayım ki, Patch benim okuduğum ilk paranormal kötü çocukdu, yarattığı etkiyi siz düşünün!! Yani seriyi ezbere biliyorum derken dalga geçmiyordum :))


• Tembellik: Hangi kitabı okumayı tembelliğinden dolayı ihmal ettin?

-Bu soruya üzülerek cevap veriyorum ki birçok kitabı. Beni affetsinler:(( Ama hala okumak isteyip, tembellik yaptığım maalesef: The Originals - Yükseliş kitabı. Neden bilmiyorum ama başını okuyup bırakıyorum sürekli.


• Gurur: Daha entelektüel gözükmek için okuduğunu övüne övüne söylediğin kitap hangisi?

-Hımm aslına bakarsanız okuduğum kitaplar arasında beni öyle çok da entelektüel gösterecek bir kitap yok ama okumak istemiş olsaydım da bunu başkaları için değil kendi hayal dünyam ve ufkum için okurdum:))


• Şehvet: Hoşlandığın cinsteki kurgusal karakterlerde en çok neyden etkilenirsin?

-Gizemli olması ve alaycı olması çok önemli. Yani hem okuyucuyu güldürmeli, hem de sürekli onun ile ilgili bir gizem yüzünden aklımızın karışması sağlamalı. Ayrıca sahiplenici olsun ki heyecan da yaratsın:))


• Kıskançlık: Hangi kitabı hediye olarak almak istersin?

-Aslında bununla ilgili bir liste yapsam (belki ileride yapabilirim fena bir fikir değil) bu yazı bitmez. Ama birini söylemem gerekirse; Ben, Earl ve Ölen Kız şu an da iyi gelebilirdi :))
(ilgilenenlere özellikle belirtiyorum)


Eveettttt ben yaparken çok eğlendim hatta bana kısa bile geldi ilginçtir ki. Resmen günahlara doyamadım ;D Yorumlara muhakkak kendi cevaplarınızı veya belirtmek istediğiniz görüşlerinizi yazmayı unutmayın diyor ve gidiyorum....








Bugün de hayatınızda bol bol hayaller ve kitaplar olması dileğiyle...


!!!Bu yazıyı "Bir Hayalperestin Kütüphanesi" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, iznim olmadan alınmış, ÇALINMIŞTIR!!!


21 Şubat 2017 Salı

Kitap Tanıtım/Yorum || Rüyalar Gerçek Olsa (Bridgertons # 4) - Julia Quinn

- Öncelikle Buraya Bir Alkış İstiyorum!!! Bu Yazı Blogumun Yayınlanan 100. Yazısı!!! Congratulations Blogumaa ;)) -


Evett bir önceki yazımda da belirttiğim gibi bu seriye üçüncü kitap olan Son Söz Aşkın kitabıyla başlamış sonra ilk kitaba dönmek yerine çok merak ettiğim dördüncü kitapla devam etmiştim. Gayet normal:) Bir önceki kitapta Colin karakteri sık sık evlilikten kaçma amacıyla çıktığı seyahatleriyle olsun, yüzünden hiç düşmediği anlatılan gülüşü olsun veee kız kardeşi Eloise in en yakın arkadaşı (hem de ne arkadaşlık evlere şenlik) olan Penelope nin ona olan platonik aşkıyla olsun benim için Bridgerton erkekleri arasındaki en dikkat çekici olanlardandı hatta belki de bu kitapta da belirtildiği gibi normal biri olmayan Benedict Bridgerton kadar dikkat çekici ve merak uyandırıcıydı. (Bu arada kayıtlara geçsin blogda kurduğum en uzun cümle rekorumu kırdım*_* )

Neyse bu kadar giriş yeter tanıtım ve yoruma geçelim:


Penelope Featherington en yakın arkadaşının ağabeyine âşık olmuştur. Ömrünün yarısını onu uzaktan izleyerek geçiren Penelope, onun hakkındaki her şeyi bildiğini düşünmektedir, ta ki en gizli sırrını öğrenip aslında genç adamı hiç tanımadığının farkına varana dek. Colin Bridgerton tutkuları ve unvanları yüzünden içten içe ağabeylerini kıskanan, Leydi Whistledown'ın Cemiyet Gazetesi'nde ne kadar yakışıklı olduğuna dair yaptığı yorumlar dışında dünya üzerinde kalıcı hiçbir şey bırakamadığından şikâyet eden gözde bir bekârdır. Hayatın sıradanlığından yorgun düşmemek ve annesinin evlilik konusundaki ısrarlarından kurtulmak adına sık sık ülke dışına seyahatler yapmaktadır. Fakat bu kez Londra'ya geri döndüğünde hayatında bir şeylerin değişmiş olduğunu keşfeder - özellikle de Penelope Featherington'un! Penelope'nin de kendine sakladığı bir sırrı vardır. Colin bu sırrı öğrendiğinde bunu bir tehdit olarak mı görecektir, yoksa bu sır ne olursa olsun mutlu sonu etkilemeyecek midir?

Kitap Adı: Rüyalar Gerçek Olsa 
Özgün Adı: Romancing Mister Bridgerton 
Seri Adı: Bridgerton Serisi (#4) 
Kitap Yazarı: Julia Quinn 
Çevirmen Adı: Elif Dinçer 
Sayfa Sayısı: 406 
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Yorumum: Kitabın daha başında Penelope nin taaa yıllar önce en yakın arkadaşının abisi Colin e aşık olduğunu öğrendik ki bu da onun yıllar geçtikçe tek değişen şeyin platonik bir kız kurusu olarak (en azında o dönemin İngiltere sinde işler böyleydi) evde kalmasının garantilenmiş olduğuydu. İlk sezonundan (yani bunun anlamı evlenecek yaşa giren kızların damat adaylarıyla dans edip, tanışabileceği balo gibi toplantıların olduğu her yıl düzenlenen bir dönem) itibaren hiç kimsenin alıcı gözüyle bakmadığı (ilk zamanlarda biraz fazla kiloları varmış ve annesinin ona giydirdiği kıyafetler oldukça çirkin turunçgil ve sarılarmış:( ) daha sonralarda ise insanlar tarafından neredeyse görünmez kabul edilen, dans eden çiftleri kenardan izleyen bir kızcağız bu Penelope.

20 Şubat 2017 Pazartesi

İndirim || Şu An Hangi Kitap Sitelerinde İyi İndirimler Var?

Herkese merhaba ben Bir Hayalperest:)) -sanki benden başka yazan var da blog da kendimi tanıtıyorum :D - Arkadaşlar bugünkü konumuz aşşırı iyi ama önce hatırlatayım Fantastik Karakterler Savaşı - Kötü Çocuklar Kapışması adlı etkinlik halen devam etmekte, eğer hala katılmadıysanız bu cümle tıklamanız yeterli:))
Şimdi gelelim başlıktan da anlaşılan konumuza. Çok sevdiğimiz kitap sitelerin de her zaman aylık indirimleri takip ederim ve elbette ki bazıları oldukça iyi indirimler yapıyor. Ben de düşündüm ki belki de bunları takip etmeyen, bilmeyen okurlarım vardır, eh o zaman bana da yazmak düşer:))

Her ne kadar bu ayın bitimine az kalmış olsa da hala 28 şubata kadar geçerli olan bu indirimler arasında benim en beğendiklerim ama maalesef yararlanamadığım (çünkü bu ay da yine bi kitap alışverişi yaptım yazısını daha sonra yazarım:) ) indirimleri sizlerle paylaşıyorum: 

D&R: Evet D&R ı dükkan olarak ne kadar sevsem de online olarak pek beğendiğimi söyleyemem çünkü indirimleri çok yetersiz. Ama bu ay gördüm ki birçok yayınevinin kitaplarına 9,90 tl indirimi uygulamış *o* Hem de aralın da güzel, alınabilecek kitaplar da mevcut. (mesela Dr Who nun bazı kitapları vs.)
 Bu nedenle bir göz atmak isterseniz TIK TIK:) 


OkuOku: Bu siteyi ayrı bir seviyorum çünkü güzel indirim yapıyor. Ama bu ay ki en iyiler (altını çiziyorum iyiler çoğul yani) 
1- Doğan Kitap ta bazı kitapların sabit 9,90 tl indiriminden yararlanıyor oluşu
ve
2- Aspendos ta ki seçili bazı ürünlerin 6,90 tl fiyatına inmiş olması.
Bence iki kampanyada da çok hoş kitaplar var. Eğer listeniz de bulunuyor sa hiç kaçırmayın derim:))
1. Kampanya içim TIK TIK ve 2. 
kampanya içinde yine TIK TIK.
Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Seri Tanıtım Kitap Tanıtım/Yorum

Hayalperestin İlgili Yazıları :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...