23 Ekim 2015 Cuma

Kitap Yorum || Tatlı Hesaplaşma (Sweet Trilogy # 3) - Wendy Higgins

Sevgili canlarım malum YGS senem olduğu için bu sene çok giremeyeceğim demiştim ve öyle de oldu ama bu arada hiç mi bi şey okumadım? Aramızda kalsın ama okumaya devam :D:D:D:D:D
Bu arada pek kıymetlim olan TÜYAP da bu hafta sonu açılıyor. Umarım bol bol indirimle geçer yaaa. Ayrıca zaten bol bol okul için kitap alacağım ama o arada yaz için kitap depolama amaçlı alışveriş yapacağım :) Neyse konumuza dönelim, en sevdiğim serinin üçüncü kitabını bi yorumlayayım ben de bakalım:


Vakit gelmiştir. Savaş artık kapıdadır. Kalbi duru bir Nefilin yeryüzünü iblislerden temizleyeceğine dair kehanetten haberdar olan Dükler, Anna'nın peşine düşmüştür. Anna, hem kendi soyunun hem de tüm insanlığın kaderini belirleyecek olan hesaplaşma gününe kadar saflığını muhafaza etmek zorundadır. İblisleri cehenneme geri gönderecek olan Erdem Kılıcı'nı kullanabilmesi buna bağlıdır. Ama peşindeki iblisler ve yanı başındaki Kaidan Rowe ile işi hiç de kolay değildir. Anna ne pahasına olursa olsun, saflığını ve inancını koruyarak hayatta kalmalı ve iblislerle kozlarını paylaşacakları bu görkemli savaşa öncülük etmelidir.



Yorumum: Eveett aslında bu yazıyı nasıl yazacağımı bilemedim. Gerçekten de daha şimdi bitirdim ve taze taze yorumlayayım dedim ama abartısız söylüyorum en sevdiğim serilerden biriydi hatta belki de direkt en sevdiğim olmaya başladı diyebilirim Tatlı Üçleme için. Öncelikle yazarımız Wendy Higgins e ve bu kitabı bu kadar çok sevmememde etkisi olan en sevdiğim yayınevine yani GO! Kitap 'a buradan teşekkürlerimi sunmazsam ayıp etmiş olurum. İnanılmaz bir hevesle okudum bu kitabı çünkü üçlemenin son kitabıydı ve olaylar artık patlak vermeye başlıyordu. Ve okuduğuma değdi mi? Evet. Hayal kırıklığına uğradım mı? Kesinlikle Hayır.




Kitaba geçmeden önce şunu belirtmek istiyorum. Ben açıkçası kitapların sonlarında yazarın kendine ait notlarını, son sözlerini okumayı çok severim. Hele ki seri sonlarında ama farkettim ki GO! Kitap galiba kitaplarında bunu bulundurmuyor. Bu nedenle hayal kırıklığı azıcık da olsa yaşandı; ama şunu da belirtmeliyim ki serinin kitaplarının başlarında duyguların renkleriyle anlamlarını vermeleri ve sonda da Dükler, uzmanlaştıkları alan ve çocuklarınıvermişlerdi ve bu da inanılmaz harika yapan ayrıntılardan biriydi buradan umarım bu mesajlarım GO! Kitaba ulaşıyordur (ulaşması için çok uğraşmam gerekse bile *_* ) Harika iş çıkarıyorsunuz arkadaşlar böyle devam edip en sevdiğim yayınevi olmaya devam edin :)



Şimdi gelelim bombastik olayların içinde barındıran pimi çekilmiş bir bomba olan Tatlı Hesaplaşma ya. Arkadaşlar önceki iki kitaba yaptığım yorumları da okuduysanız farketmişsinizdir ki ben sıkı bir Kaidan severim (kim sevmez ki kötü asi çocuğu). Bu kitapta sanki demişki dur ben bu kıza bir kıyak yapıp Kaidan ı bol bol sahnelere koyayım da okumaya doyulmasın :). Saol Wendy cim bu kitap süper olmuştu. İlk iki kitabın da üstünde olmuştu bence.

Yine salya sümük durumlarım oldu mu? Evet hem de son 50 sayfa özellikle ağlayalım diye yazılmıştı sanki. Neyse şimdi adamakıllı yorumuma geçeyim:
Bu kitapta zaten Düklere karşı bir savaş verileceğini bildiğimden sürekli bir merak ve adrenalin hakim oluyor. Ama bir yandan savaşa kadar canını kurtarmaya çalışan tatlı Anna nın mücadelesi varken, bir yandan da gelecek endişeleriyle dolu olan Nef arkadaşları okumak insanı çeşitli duygulara sürüklüyor. Her zamanki gibi çok olaylı bir kitaptı, yani sadece savaş var hadi kaygılanalım olmamış. Hiç beklenmedik olaylar olup savaşa odaklanmamızı engellemiş yazar sağolsun.

Bence en büyük olaylardan biri hazır olun söylüyorum: Marna nın Jay den hamile oluşu. Çünkü bir nefil doğuran kişi ölür ben buna aşırı aşırı üzüldüm çünkü hem Jay çok iyi kalpli, kendini sevdiren bir karakter ve Marna da ikizlerin neşeli olanı olup üstüne üstlük bir de melek gibiydi. Ve bu ikisinin aşkı birbirinde bulup bu kadar kısa süre yaşayabilmesi beni aşırı üzdü ve ağlattı da. Sert mizaçlı ve ikizini canı pahasına bile olsa korumaya hazır bir karakter olan Ginger için de ayrı üzüldüm ben. Bir diğer olay ise hiç beklemediğim bir anda tam savaş zamanın da Kaidan ı kendi oğlu gibi seven ve Anna nın üvey annesi olan biricik tatlı Patti nin ölmesi. Tamam son kitaplarda hep birilerini feda eder yazarlarımız ama bana her seferinde olduğu gibi ağır geldi açıkçası bu durum :(:(:(:( Ama yalan yok ben bu iki karakterin ölümüne de ağlamış olsamda ikici kitaptaki Flynn ın ölümü bana daha ani ve üzücü gelmişti çünkü; Marna ve Patti nin ölümünün aksine Flynn in cennete gireceği kesin belirtilmemişti o kitapta.

Kitabın genelinde Kaidan ın iyi ve korumacı tavırları dikkat çekiyordu ve her şeye rağmen en kötü anında bile o ve diğer favorim olan Blake in sürekli sırıtık, şakacı halleri gülme krizine sebep oldu bende oralar çok iyiydi. Ayrıca Anna nın babası Belial inde Patti ile arasındaki diyaloglar beni baya eğlendirdi.
Kitapta benim ilgimi mıknatıs gibi çeken bir diğer olayda kesinlikle şuydu: Düklerin beden değiştirmesi. Pharzuph un değiştirip Anna nın odasına gelmesi esnasında ben onun o olduğunu hiç düşünemedim hatta Kaidan ın bir üvey kardeşi falan mı var diye düşündüm :) Aralarında en çok güldüğüm ve eğlendğim ise Belial in Büyük Rotty adlı bir repçinin bedenini almış olmasıydı.
Kitaptaki en güzel olay Anna nın masumiyetini koruması için Kaidan la evlenmesiydi. Başta teklif ortaya atıldığında Kaidan ın tereddüt etmesi beni çok şaşırtmıştı bir an için şüphelendim n'oluyo diye ama sadece bir an için. Sonra da anlaşıldı ki Anna yı hayal kırıklığına uğratmaktan korktuğu içinmiş tereddütü. Evli olamaları da harikaydı, duygusaldı bi de evlendikleri gece Anna nın gerçek annesi olan ışık meleği Marianta ziyarete gelince iyi duydusallık arttı. Bir an için dedim ki kuş yuvadan uçtu :D:D:D:D

Kitapta Kope un artık aşk acısı çekmeyip, Zania ı karşılıklı olarak sevdiğini görünce mutlu oldum çünkü çok uygunlardı birbirlerine bence. Ayrıca bu kitapta hırsızlık dükü olan Shax ın oğlu Marek de tam bir joker karakterdi bence. Hani kötüyü oynayan iyi olmasını ben bekliyordum açıkçası. 
Dikkatimi çeken bir diğer Nef de yalancılık dükü Jezebet in kızı Catherina idi. Ben kitabın sonunda her ne kadar yaşı küçük olsa da ölmüş olmasını tercih ederdim. O olmasa bile en azından Ginger ın onu sahiplenmemesini tercih ederdim çünkü Flynn in ölmesine o neden olmuştu ve hepinizin anlayacağı üzerine bu olaydan dolayı bu karaktere kin tutuyordum.

Başrol kızımız Anna ya gelecek olursak hem Kai ye olan aşkı hem de iyi bir önder olma çabası ve güçlü bir karakter olma yolunda attığı adımlarla bana kendini bir kez daha sevdirdi. Ayrıca küçük Ann ile ilgili ayırt edici bir özellik söyleyeyim sizlere. Anna diğer serilerin aksine dindar olan nadir başrollerden biri. Zaten olaylarda onun bu masumiyetinden hep doğmamış mıydı?
Savaş inanılmaz bir şey değildi ama Kope un az daha ölecekken babasının onu kurtarması harika bir olaydı ve Neflerin de artık cennete girmek için bir şansının olması, Düklerin yeryüzünden silinmesi, iyi olan düklerin ise eski melek konumlarına geri dönmesi güzel olmuştu bence.

Son olarak kitabın sonunda Kai ve Anna nın iki oğlan çocuğu evlatlık edinmeye gitmesi esnasında (çok iyi değil mi?) küçük bir kızın Kaidan a baba deyip yanına gitmesi oldukça duygusal ve güzeldi.
Evetttt bir serinin daha sonuna geldik ve açıkçası içim bir garip oldu yani elimde büyüdüler gibi geliyor nedense. Ama üçleme ve olaylar bitmiş olsa da yazarımız ek bir dördüncü kitap yazmış ve bu kitapta ilk üç kitabın Kaidan gözünden anlatılmış. Ve açıkçası ben o kitabı aşırı bir sabırsızlıkla bekliyorummmmm......

Not:Yine AŞIRI AŞIRI uzun yazdım ama n'apıyım bir kere başladım mı durdurmak imkansızz:):):)


Puanım:




Bugün de hayatınızda bol bol hayaller ve kitaplar olması dileğiyle...


Bu yazıyı "birkitapolsam.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!


6 yorum:

  1. Aklıma geldi söyliyim dedim ilk kitapta Anna'nın üstündeki elbise kırmızı şehveti yansıtıyor 1.kitapta zaten Kaidan'a şehvet duyuyordu 2.kitapta siyah nefret Kope'la öpüştüğü için kendinden nefret ediyordu 3.kitapta pembe aşk Kaidan'a olan aşkı dahada çok ortaya çıkmıştı.Kaidan'ınkiler hep siyah zaten kötü çocuk olduğu için kendini sevmiyodu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu seriye bu kadar aşık olmama rağmen bunu bilmiyordum çok teşekkür ederim :):)

      Sil
    2. Bende çok seviyorum 4.kitabı(Kaidan'ın gözünden anlatılan)dört gözle bekliyorum valla

      Sil
    3. Zaten internetten satışa sunuldu bir iki güne kitapçılara da gelir :)

      Sil
    4. istanbook.com da ön siparişe sunuldu :)

      Sil
  2. Bloğumda ödüllü blog keşif etkinliği ayrıca bir de çekiliş var beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil

- Arkadaşlar yorumsuz bırakmayın; ama kaba ve rahatsız edici kelimeler ve konularda da yorum yazmayın !
-Yorumlarınıza en kısa zamanda hep cevap vermeye çalışacağım :)

Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Kitap Tanıtım/Yorum Seri Tanıtım Kitap Tanıtım/Yorum

Hayalperestin İlgili Yazıları :

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...